Şiir Günlüğümüz

#1
Sponsorlu Bağlantılar
Yaşım Yirmi Dört, rotam şiir, hareket durağım ise bir taşra Kentinin sıkıyönetim günleriydi. Malvarlığım kalbim, cüretim de cebimdeki son maaş tutarıydı. Yola çıkma zamanıydı.. ("Şarkısı Beyaz" kitabından.)

Yılmaz ODABAŞI
--------------------------------------------------------------------

YAKARIM GECELERİ




Bu aşkın nüshası rüzgarlarda
Aslı bende kalacak
Bizi hasret saracak
Bulutlar çıldıracak

Ayrılık başımı döndürüyor
Kavuşmayı özlettin
İntiharlar kuşandım
Bu aşkı sen kirlettin

Geçtim borandan kardan
Yitirdim bahçeleri
Ellerimi tutmazsan gülüm
Yatamam geceleri

Bu aşkın nüshası rüzgarlarda
Kahrı bende duracak
Sende ihanet gülüm
Bende matem kalacak

Bu aşkın efkarı şarkılarda
Yüzün bende solacak
Bizi zaman yenecek
Ve anılar kalacak

Geçtim borandan kardan
Yitirdim bahçeleri
Ellerini tutmazsam gülüm
Yakarım Geceleri

Yılmaz ODABAŞI



Not: Sevgili Arkadaşlar, isterseniz şairlerin
en beğendiğiniz şiirlerini zaman içerisinde
güzel bir şekilde bu başlık altında
bizimle paylaşabilirsiniz..

DostçaKalın
 

Son düzenleyen: Moderatör:
#2
HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM

Seni, anlatabilmek seni.

İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
Kahpe yalana.

Ard- arda bilmem kaç zemheri geçti,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana...

Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara,
Akan yıldıza,
Bir kibrit çöpüne varana,
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.

Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamlardan,
Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni...
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini...

Ahmed ARİF

 

#4
Yine akşam, yine gurbet, yine başımda efkar

Ve yine içimde şarkılı sesin.

Gözlerimde çizgi çizgi duraklar

Duraklarda hayal- meyal senmisin?



Senmisin yanyana gezemediğim?

İnce sitemini sezemediğim

Sırrını bir türlü çözemediğim

İçimdeki çetin sual senmisin?



Bu nasıl yürekten söylenmiş makam?

Dinlediğim bütün türkülerde gam

Laleli-Aksaray arasında her akşam

Dinlediğim tatlı masal senmisin?



Ne derse aldırma şimdi artık el

Gel bir akşam yine türkülerle gel! ..

İstanbul seninle çok daha güzel

İstanbul'dan güzel hayal senmisin?



Biliyorum seni türküler yaktı,

Türkülü gözlerin ıslak ıslaktı.

Şimdi beni sokak sokak her akşam vakti

Dolaştıran 'Dişi kartal' senmisin?



Yine akşam, yine gurbet, yine başımda efkar

Ve yine içimde şarkılı sesin.

Gözlerimde çizgi çizgi duraklar

Duraklarda hayal meyal senmisin?

Bu da benden :)

 
#5
Sokaktayım,kimsesiz bir sokak ortasında ;
Yürüyorum,arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar
İn,cin uykuda yalnız iki yoldaş uyanık
Biri benim , biride serseri kaldırımlar

İçimde damla damla bir korku birikiyor
Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler
Üstüme camlarını,hep simsiyah,dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.

Kaldırımlar;çilekeş yanlızların annesi;
Kaldırımlar;içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar;duyulur ses kesilince sesi;
Kaldırımlar;içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek,yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman,sabah olmasınbu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum

Ben gideğim,yol gitsin,ben gideğim,yol gitsin;
İki yanımdan aksın,bir sel gibi fenerler.
Tak tak,ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim,ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın,verin verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi,sımsıkı bürüneyim;
Örtün üstümü örtün,serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem,taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp,sokaklar kadar,esrarlı bir uykuya,
Ölse,kaldırımların,kara sevdalı eşi...


N.F.K
 
#8

KAÇAK VE ANNE
Uçtum ateş üstüne, dağlansın diye sızım
Sorma halim ne olur, yoruldum anlamsızım.
Yağmur doldu içime, açım sigarasızım
Uyuyor musun anne ben geldim, vefasızım.
Suç oldu suç üstüne, her şarkım her yazım
Vuruştum türkülerle, kanla beslendi sazım.
Bir rüzgarın önünde, kaçağım kuralsızım
Duyuyor musun anne, yalnızım çok yalnızım.
Ah dalsam dizine, uyusam doymaksızın
Sabah olmasa gece, kaçmasam dermansızım.
Sür beni gül yüzüne, gitsem de kalsın sızım
Ağlıyor musun anne, gidiyor hayırsızım.
Yusuf Hayaloğlu
 
#9
PİRAYE İÇİN



Ne güzel şey hatırlamak seni;
ölüm ve zafer haberleri içinden,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken...

Ne güzel şey hatırlamak seni:
bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin
ve saçlarında
vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının...
İçimde ikinci bir insan gibidir
seni sevmek saadeti...
Parmaklarının ucunda kalan kokusu sardunya yaprağının,
güneşli bir rahatlık
ve etin daveti:
kıpkızıl çizgilerle bölünmüş
sıcak
koyu bir karanlık...

Ne güzel şey hatırlamak seni,
yazmak sana dair
hapiste sırtüstü yatıp seni düşünmek:
filanca gün, falanca yerde söylediğin söz,
kendisi değil
edasındaki dünya...

Ne güzel şey hatırlamak seni.
Sana tahtadan bir şeyler oymalıyım yine:
bir çekmece
bir yüzük,
ve üç metre kadar ince ipek dokumalıyım.
Ve hemen
fırlayarak yerimden
penceremde demirlere yapışarak
hürriyetin sütbeyaz maviliğine
sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım...

Ne güzel şey hatırlamak seni:
ölüm ve zafer haberleri içinden,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken...


NAZIM HİKMET
 
#10


SEN BENİM HİÇBİR ŞEYİMSİN

Sen benim hiçbir şeyimsin
Yazdıklarımdan çok daha az
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Lüzumundan fazla beyaz
Sen benim hiçbir şeyimsin
Varlığın yokluğun anlaşılmaz

Galiba eski liman üzerindesin
Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
Dudaklarınla cama çizdiğin
En fazla sonbahar otellerinde
Üniversiteli bir kız uykusu bulmak
Yalnızlığı öldüresiye çirkin
Sabaha karşı öldüresiye korkak
Kulağı çabucak telefon zillerinde

Sen benim hiçbir şeyimsin
Hiçbir sevişmek yaşamışlığım
Henüz boş bir roman sahifesinde
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Ne çok çığlıkların silemediği
Zaten yok bir tren penceresinde

Sen benim hiçbir şeyimsin
Yabancı bir şarkı gibi yarım
Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Uykumun arasında çağırdığım
Çocukluk sesimle ağlayarak

Sen benim hiçbir şeyimsin...

Atilla İlhan
 
#11
BÖYLEDİR İNSAN



Öyle anlar gelirki bazen,
bu hayat karmaşası içinde
ruhu yaralandığında
içten incitildiğinde
umutsuzluğa kapılır insan...
tutamaz ki kendini...
dizginleri bırakır elinden
güçlü olması gerekirken yüzüstü düşer bazen.
ve rüzgarın oradan oraya savurduğu yaprak gibi savrulur insan...
tutamaz ki kendini!
neylersin onun anatomisi böyle yazılmıştır bir kez.
neylersin suçu yoktur ki onun..
neylersin...
kendini iter bilinçsizce mutsuzluğun akıntısna doğru...
farkında değildir boğulacağının...
durup düşünmeden...
sadece kaçmak ister o an..
herkesten ve herşeyden...
ya da uzun bir uykuya dalmak ister masaldaki prenses misali...
önemini yitirmiştir ya herşey...
hayatı,çevresindekiler
sevdikleri,dostları ve bazen en büyük aşkı bile...
herşey bitmiş ve yapacaklarını yapamadan sönmüştür hayat.
işte bir yıldızı daha kaybetti gökyüzü...
biri daha kayboldu...
biri daha söndü...
hayalleri,emelleri herşey bitti
kaçmanın onu nereye kadar tutacaığnı bilmeden kaçtı o...
kısaydı hayat ama
anlamsız değildi hiç.
yapacak bişeyler vardı hep
ama o
kaçmayı seçti..
ya sen...?
 
#12
Sen benim sarhoşluğumsun
ne ayıldım
ne ayılabilirim
ne ayılmak isterim
başım ağır
dizlerim parçalanmış
üstüm başım çamur içinde
yanıp sönen ışığına düşe kalka giderim.

NAZIM HİKMET

 
#14


SENİ ANMAKLA ARTIYORUM

Korkak değilim umutsuz değilim bundan böyle
değiştirdim sana yaraşmayan günlerimi verdiklerinle

sana yaraşmayan ne varsa bir bir çıkarıp attım
yeller esiyor şimdi o büyük karanlığımın yerinde

geldin kutsal bildiklerimi yeniden tanımladın
ülkemi bir bakışta bağladın güzelliğine

en varılmaz yerlere vardırdın ellerimi
en gizli denizleri açtın gemilerime

sensin artık adı bir dönülmezliği çağıran
kelimeleri ölümsüz kılan şiire

Kemal Özer
 
#15
AYRILIK KAPIYI ÇALIYOR




Ayrılık kapıyı çalıyor açma
Biraz daha düşün zamanımız var..
Ne günler yaşadık bak sayfa sayfa
Seninle yazılmış romanımız var..

Gönül kapısından hemen uçma dur!
Selamsız vedasız böyle kaçma dur!
Bilinmez yerlere yelken açma dur!
Seninle mutluluk limanımız var! ...

Bir anda yokuşa çevirme düzü
Dargınlık bir aşkın tadı ve tuzu
Hatırla Tanrıya verdiğin sözü
Ayrılmak yok diye yeminimiz var...

AHMET SELÇUK İLKAN
 
#16
YİNE SANA DAİR...

Sende; ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,

Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.

Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
Ve kan ter içinde, aç ve öfkeli,
Ve bir avcı iştahıyla etini dişlemek senin.

Sende, ben, imkansızlığı seviyorum,
Fakat asla ümitsizliği değil...

NAZIM HİKMET...